Türk tiyatrosunun güçlü isimleri Kayra Şenocak, Buket Dereoğlu, Ferdi Akarnur ve Dost Elver’in sahnelediği ‘Seni Unutmak İstemedim Ki’ adlı oyun, Bursalı tiyatroseverlere kahkaha tufanı yaşattı. Oyunculardan Bursa seyircisine övgülerde geldi.

Kayra Şenoncak’ın yazıp yönettiği ve oynadığı; Türk tiyatrosunun usta isilmleri Buket Derelioğlu, Ferdi Akarnur ve Dost Elver’in rolleri paylaştığı ‘Seni Unutmak İstemedim Ki’ adlı komedi oyunu, izleyiciyle buluştu.

Nazım Hikmet Kültürevi’nde sahnelenen Temaşa Gösteri Sanatları’nın bu renkli komedisi, izleyenlere keyifli anlar yaşattı. 11 yıllık evliliğin ayakta tutulmasını anlatan, komedi unsurlarıyla birlikte kadın-erkek ilişkilerine yoğunlaşılan iki perdelik oyun, Bursalılardan tam not aldı. Kapalı gişe oynanan oyunda Bursalılar, bol kahkahalı keyifli bir oyun izleme fırsatı buldu. Oyunun sonunda izleyiciler oyuncuları uzur süre ayakta alkışladı.

‘HEP BİRLİKTE EĞLENİYORUZ’

Kadın Korosu Açıkhava’da Kadın Korosu Açıkhava’da

Oyun öncesinde ise Türk tiyatrosunun duayenleri, tiyatrodan kendi hikayelerine dek pek çok noktada samimi açıklamalarda bulundu.

Öncelikle kendilerinin de artık bir Bursalı olduklarına işaret eden Kayra Şenocak, ayda bir kez mutlaka Bursa’ya geldiklerini ve buradaki seyirci çok sevdiklerini dile getirdi. Bursa seyircisinin çok içten ve sıcak olduğuna değinen ve oyunun hikayesini paylaşan Şenocak, “Oyun 11 yıllık bir evlilik hikayesini anlatıyor. Evlilik ufak ufak çıkmaza girince kız tarafı evliliği kurtarmak için oyunun içerisinde çeşitli psiko dramalar yapıyor. ‘Sen benim yerimde olsaydın ne yapardın’dan yola çıkarak, yine kadın-erkek ilişkilerine değiniyoruz. Her evin içerisinde yaşanan tatlı kavgaları, sürtüşmeleri anlatan keyifli bir komedi. Seyircilerimiz de kendilerinden bir şeyler buluyor, bizler de çok eğleniyoruz” dedi.

‘İYİ BİR TİYATRO İZLEYİCİSİ’

Birçok oyunun üretilmesini yazarlığı ile oluşturan Şenocak, hem kendi yaşamından hem de çevresinden gözlemlediklerini perdeye aktardığını söyledi. İnsanların bu oyunlarda kendilerinden bir şeyler bulduğuna değinen Şenocak, “Bursa seyircisi çok keyifli bir seyirci. Oyun ile bütünleşen ve kendini çok çabuk oyunun içine kaptıran, bilinçli bir seyirci. İyi bir tiyatro izleyicisi. O yüzden hem biz oynarken çok eğleniyoruz, onlar da oyunun içerisinde oldukları için mutlu oluyor. Bursa’daki her oyunumuzda da her geldiğimizde de çok keyif alıyoruz” diye konuştu.

‘EKİBİMİ SEVİYORUM’’

Oyunda bir kez daha Kayra Şenocak’ın eşini oynadığını belirten Buket Dereoğlu ise, oyunu paylaştığı isimler ile aynı zamanda birlikte büyüdüğünü vurguladı. Dereoğlu, “Çok gülüyoruz. Kayra ile 25 senelik arkadaşız. Dost zaten 45 senelik arkadaşım. Ferdi ağabey benim için çok değerli. Biz hayatımızı birlikte paylaştık, ben büyürken onlarlaydım. Dolayısıyla sahnede en keyif aldığım, en sevdiğim oyuncu arkadaşlarımla çalışıyorum. Bu kadar uzun yıllar sonra kendimi gerçekten çok rahat, sırtımı yaslayabileceğim muhteşem bir ekipleyim” şeklinde konuştu.

“BURAYA HER HAFTA GELEBİLİRİM”

Seyircinin bu noktada önem taşıdığına ve sahnede de o enerjiyi aldıklarına işaret eden Buket Dereoğlu, “Buraya her ay, her hafta gelebilirim. Bursa seyircisi çok güzel bir seyirci, biz sahne üzerinde onlarla olmaktan çok mutluyuz. Bu interaktif bir şey, seyirci ile birebir konuşarak oynamasak da onların reaksiyonlarıyla kendimizi olayın içerisine daha rahatça aktarabiliyoruz ki bize büyük keyif veriyor. Seyirci ile beraber oynamak çok daha güzel oluyor. Komedi en zoru. Öfkelendire bilirsin, kızdıra bilirsin ama güldürmek en zoru biz burada ekip olarak bunu başarmaya çalışıyoruz. Eserin içerisindeki cast da çok önemli. Tabii ki senaryo önemli ama oyuncular da çok önemli. Birbirini tanıyan, reaksiyonunu bilen, göz bebeğinden anlayan oyuncularla olmak çok büyük bir şans, herkese nasip olmuyor. Biz burada Allah’a şükür keyfini yaşıyoruz. O yüzden oyunlarımızda her zaman seyircilerimiz de mutlu oluyor. İyi bir enerji alışverişi var” ifadelerini kullandı.

Bursa’da kahkaha tufanı

“TİYATRO SEYİRCİSİNDE AZALMA VAR”

56 yıllık tiyatrocu Ferdi Akarnur ise, pandeminin tiyatroyu çok etkilediğini söyledi. Günümüzdeki yaşam şartlarında tiyatroya gelen her bir seyirciyi kutladığını ifade eden Akarnur, şöyle devam etti;

“DRAM DA OYNAMAK İSTİYORUM”

Seyircinin enerjisinin çok önemli olduğuna değinen Dost Elver de, komedi oyuncusu nitelemesinin üzerine yapıştığını kaydetti. Dram türünde de bir şeyler yapmak istediğine işaret eden Elver, “Bizdeki yapımcıların öyle bir mantalitesi var, bu komedi oyuncusu, bu dram oyuncusu diye onlar ayırıyorlar. Her zaman söylerim; oyuncu her rolü oynayabilen insanlardır. Hollywood’a, Avrupa sinemasına baktığımız zaman Al Pacino, Robert de Niro, komedide de oynar, dramda da, çok yetenekli oyuncular bu insanlar. Bizde de çok yetenekli oyuncular var ama yapımcılarımız nedense ‘bu komedi oyuncusu, dramda oynatmayalım’ gibi bir şey yapıyorlar bu yanlış ve ne yazık ki devam ediyor. Bu benim çizdiğim bir yol değil, bu bana biçilen bir yol. Geçen sene yazın ‘Saygı’ dizisini çektik orada ciddi bir şeyi oynamanın keyfini yaşadım. Ben konservatuvar mezunuyum ve ‘Hamlet’ oynayarak mezun oldum. Bugün keşke fırsatımız olsa yine ‘Hamlet’ oynayabilsem, biz zaten dramatik eğitimi aldık konservatuvarda. Komedi eğitimini hiç almadık.

Benim geçmiş yıllarda skeçler oynuyor olmam, TV’de komedi projeleriyle gözükmem böyle bir imaj sergiledi, ben onu yırtmak istiyorum. Biz de 50 yaşından sonra komedi oyuncularına dram şansı veriyorlar. Rahmetli Kemal Sunal buna en büyük örnektir, Şener Şen şimdi, ona da belli bir yaştan sonra dram rollerini verdiler. Ben de artık o sınıra geldim, ben de dram rollerine geçmek istiyorum” dedi.

“BURSA HALKI ÇOK KÜLTÜRLÜ”

Bursa’ya da özel bir parantez açan Elver, “Bana artık fahri Bursalı ödülü vermeleri lazım, 20 günde bir Bursa’ya geliyorum. Bu sene 3 oyunda birden oynuyorum. 3 oyunda birden oynayınca, Bursa’dan talep de gelince bu çok hoşuma gidiyor. Bursa’nın seyircisi çok güzel bir seyirci, halkı çok kültürlü. Kötü bir şeye kötü der, sağ olsun talep ediyorlar devamlı. Aynı oyunumuza bir kez daha geleni duyuyorum, çok mutlu oluyorum. İyi oyuna sahip çıkıyor, Bursa’ya kötü bir oyun ile gelemezsiniz. İyi bir oyun ile gelmeniz lazım. Seyirci her zaman verilen emeğe saygı duyup alkışlar ama benim için şu önemli; selam verirken, seyirci ayağa kalkıyorsa ve ayakta alkışlıyorsa bu seyircinin oyunu beğendiğini gösterir. Biz de Bursa’da hep ayakta alkışlanıyoruz” açıklamalarında bulundu.