Bursaspor Yönetimi, kulübün eski başkanı Recep Bölükbaşı döneminde 2014 yılında Minareliçavuş bölgesinde bulunan fabrika arazilerinin satışının usulüne uygun yapılmadığını açıklamıştı. Bunun üzerine Bölükbaşı’nın Avukatı Kemalcan Hotamış bir açıklama metni yayınladı.

Recep Bölükbaşı’nın vekili Avukat Kemalcan Hotamış yayımladığı metinde, “Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu adına Başkan Recep Günay tarafından ‘Kamuoyuna Duyuru’ başlığı ile paylaşılan ve basında ‘Recep Bölükbaşı döneminde usulsüz satış davası’ adı ile yer alan bir takım gerçeklikten uzak iddialar yeniden servis edilmeye başlanmış, daha önceki süreçte de bu ve benzeri iddialar dile getirilerek kamuoyu meşgul edilmiştir. Bu artık öyle bir noktaya gelmiş ki adeta gündem değiştirmek adına ilk çıkış yolu olmuş ve olmaya devam etmektedir. Süreçte kamuoyunu yanıltan bu iddiaları açıklığa kavuşturmak isteriz” ifadelerine yer verdi.

“Yetkisizce satıldığı iddia edilmiş”

Avukat Kemalcan Hotamış madde madde şu açıklamayı yayımladı:

“1-Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı tarafından kamuoyu ile paylaşılan açıklamada 16-23 Mayıs 2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda ele alınacak gündemin 11.maddesinin, yeni seçilecek yönetim kuruluna verilecek borçlanma yetkisi içerdiğini, Bursaspor Kulübü Derneği Tüzüğü’nün 21.maddesinin ‘f’ bendi uyarınca yönetim kuruluna borçlanma yetkisi verildiği, taşınmaz satışı ile ilgili bir yetki verilmediği, taşınmaz satışı için Tüzüğün 22.maddesinin ‘i’ bendi gereği bu konunun genel kurul gündeminde yer alması veya genel kurul esnasında divana teklif edilip, oylanarak genel kurul gündemine dahil edilmesi gerektiği, bu usullerin uygulanmaması sebebiyle taşınmazların 2014 yılında görevde olan yönetim kurulu tarafından yetkisizce satıldığı iddia edilmiş, bu ‘hukuksuzluğun’ kamuoyu ile paylaşıldığı ve dava yoluna gidileceği ifade edilmiştir. Öncelikle bir hadisenin hukuksuz olarak nitelendirilebilmesinin ön şartı; nitelendirmeyi yapacak kişinin hukuk bilgisine sahip olmasıdır. Hukukun en temel prensiplerinden biri de her kanun, yönetmelik ve tüzüğün ancak yürürlüğe girdikten sonraki iş ve işlemlere uygulanabilmesi olup; buna ‘geçmişe yürümezlik’ ilkesi denmektedir. Söz konusu açıklamada atıf yapılan Tüzüğün 22.maddesi 09.02.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 2014 yılındaki genel kurul kararlarına uygulanabilmesi söz konusu değildir. O dönem yürürlükte olan tüzük ise 11.02.2010 tarihinde revize edilen 06.02.2006 tarihli tüzüktür. O dönemki Tüzüğün 22.maddesi ise divan ile ilgili olup, ‘f’ ve ‘i’ bendi de bulunmamaktadır.

“Hukuksuz olarak nitelendirilebilecek hiçbir eylemde bulunulmamıştır”

Açıklama şöyle devam etti:

“2-Müvekkilim Recep BÖLÜKBAŞI, Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanlığı’na aday olmuş ve 23.05.2014 tarihinde gerçekleşen genel kurulda kullanılan oyların büyük kısmını alarak Başkan seçilmiştir. Yani gündem ile ilgili usulsüzlüğün yapıldığı iddia edilen genel kurulda müvekkilim yönetim kurulu başkanı adayı olup, Tüzük gereği genel kurul gündemini belirleme hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki iddia edilenin aksine söz konusu genel kurulda, gündem gereği yeni seçilecek yönetim kuruluna verilecek borçlanma yetkisi görüşmeleri esnasında taşınmazlar ile ilgili alım satım yetkisi genel kurulun oylarına sunulmuş ve kabul edilmiştir. Bu haliyle söz konusu genel kurulda taşınmaz alım satımı konusunda müvekkilimin başkanı olduğu yönetim kuruluna yetki verilmiş ve bu yetki gereği seçilen yönetim kurulu tarafından gerekli tasarruflarda bulunulmuştur. Ne söz konusu genel kurulda ne de sonraki süreçte hukuksuz olarak nitelendirilebilecek hiçbir eylemde bulunulmamıştır. Bursaspor Kulübü’nün hukuki statüsünün dernek olduğu, Dernekler Kanunu’nun 22.maddesi gereği derneklerin mülki idare amirinin denetiminde olduğu, dernek yönetim kurullarının ancak genel kurul tarafından yetki verilmesi halinde taşınmaz alım satımı yapabileceği, bu durumun da mülki idare amirliğinin izni ile mümkün olduğu, iddia edildiği gibi genel kurul tarafından yetki verilmese veya başkaca usulsüz işlem tesis edilse dahi mülki idare amirliği tarafından taşınmaz tasarrufuna izin verilmeyeceği izahtan varestedir.

Bursa’da bin polisle huzur denetimi Bursa’da bin polisle huzur denetimi

“İftira suçundan suç duyurusunda bulunulmamıştır”

“3-Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı tarafından ileri sürülen iddialar 2021 yılında iki genel kurul üyesi tarafından da dile getirilmiş, dile getirilmekle kalmamış, söz konusu iddialara dayalı olarak müvekkilim hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulmuş, yapılan soruşturma sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığından müvekkilim hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve karar netleşmiştir. İftira niteliğindeki iddialara karşılık müvekkilim hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de müvekkilim tarafından şikayette bulunan kişiler hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmamıştır. Kamuoyu açıklamasında yer alan aynı iddialarla dava yoluna gidileceği ifade edilmiş ise de bu yolun tercih edilmesi halinde müvekkilim hakkında verilecek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonrası müvekkilimin bu kez aynı tasarrufta bulunmayacağının bilinmesini isteriz.”

“Şark kurnazlığından başka bir şey değildir”

“4-Müvekkilim Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi sona erdikten sonra yerine gelen yönetim kurulu tarafından da müvekkilim hakkında zimmet, usulsüzlük, sahtecilik, görevi kötüye kullanma gibi aslı astarı olmayan iddialar ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulmuş ise de yapılan soruşturma sonucunda müvekkilim hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve karar netleşmiştir.

5-Basında mevcut yönetim kurulunun mazbatasını aldığı törende Bursaspor Kulübü Divan Kurulu Başkan Yardımcısı olan şahsın müvekkilimin görevi bıraktığı esnada kulübün 110 milyon avro borcu bulunduğuna dair açıklaması da gerçeği yansıtmamaktadır. O dönemki bilançonun incelenmesi halinde anlaşılacağı üzere müvekkilimin görevi bıraktığı esnada kulüp borcu yaklaşık 270 milyon Türk lirasıdır. Müvekkilimin dönemine ilişkin Türk lirası olan borcu, döviz cinsi üzerinden açıklamak ancak mevcut dönem borcunu açıklarken döviz cinsi olarak değil de Türk lirası olarak açıklamak şark kurnazlığından başka bir şey değildir. Bu hususun takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.”

“Suni gündem oluşturmak nafile”

Hotamış son olarak şu ifadeleri sarf etti:

“6-Müvekkilimin dönemine ilişkin olarak usulsüz olduğu iddia edilen her türlü eylem ve işlem birden fazla kez yargı denetiminden geçmiş ve usulsüz hiçbir eylem ve işlem bulunamamıştır. Bu husus kamuoyu tarafından bilinmesine rağmen aynı iddialar dile getirilerek usulsüz işlem algısı oluşturanların, oy kullanma hakkı olmayan üyelerin imzası ile aday olduğu, bu sebeple listesinin kabul edilmediği, daha sonra verilen listede ise bazı usulsüzlükler sebebiyle bir genel kurul üyesi tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, bu itirazı oylamaya geçilmesi üzerine mevcut yönetim kurulu başkanının kongreyi terk ettiği, eski yönetim kurullarına yönelik dava açılması konusunda verilen önergenin gündeme alınması için oylandığı ancak gündeme alındıktan sonra bu konunun genel kurul oylamasına sunulmadığı gibi usulsüzlükler ile görevde olduğu ve bunların henüz yargı denetiminden geçmediğini hatırlatmak isteriz.

7-Mevcut yönetim kurulunu basına yansıyan futbolcular ile yaşanan problemleri çözmeye odaklanmaya davet ediyor, kendi listelerindeki usulsüzlük iddialarının üzerine örtmek adına müvekkilimin dönemi kullanılarak suni gündem oluşturmanın nafile bir çaba olduğunu ifade ediyoruz. Son olarak, bundan sonraki süreçte müvekkilim hakkında asılsız itham ve iddialarda bulunan kişi ve kişiler hakkında yasal yollara başvurulacağını ihtar ediyoruz.”