Yanlış beslenme, böbrek yetmezliğine davetiye çıkarıyor

SAĞLIK 08.04.2021, 10:34
Yanlış beslenme, böbrek yetmezliğine davetiye çıkarıyor
Zor bulgu veren böbrek yetmezliği hastalığının giderek yaygınlaştığına dikkat çeken İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, beslenme düzenine bağlı olarak da gelişen diyabet ve hipertansiyonun böbrek yetmezliğine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kantarcı, “Ülkemizde şeker hastalığı artış hızında biz dünya birincisiyiz. Çok sayıda insan obez düzeyinde kilolu. Böbrek hastalığını, diyabet ve hipertansiyon davet ediyor. Böbrek yetmezliği aşamasına gelmeden, diyabet ve hipertansif hastalarda veya böbrek hastalığına yatkınlığı olan kişilerde öncelik, böbrek sağlığını korumak olmalı. Taze gıda tüketmek, tuz tüketimini azaltmak lazım. Ayrıca bilinçsiz vitamin tüketimine son verilmeli” diye konuştu.

Dünyada her 10 kişiden 1’inde, Türkiye’de ise her 7 kişiden 1’inde böbrek yetmezliği hastalığı görüldüğünü kaydeden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, giderek artan obezite ve neden olduğu diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların da böbrek yetmezliğine davetiye çıkardığını belirtti. Diyaliz öncesi ve diyaliz sonrası hastalara beslenme önerilerinde bulunan Prof. Dr. Kantarcı, böbrek yetmezliği konusunda duyarlı olunması gerektiğinin altını çizdi.

DÜNYADA 5’İNCİ YAŞAM KAYBI NEDENİ OLACAK

Böbrek yetmezliğinin, dünyada ve Türkiye’de çok yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kantarcı, “Dünyada her 10 kişiden 1’inde, ülkemizde ise her 7 kişiden birinde böbrek yetmezliği var. Hatta bazı istatistikler 2020’nin ortalarında, böbrek yetmezliğinin dünyadaki 5’inci yaşam kaybı nedeni olacağını gösteriyor. Bu denli ciddi bir hastalık olmasına karşın farkındalığımız çok düşük. Bunda en önemli etken geç bulgu vermesi, belirtiler hastalık ileri evreye ulaştığında ortaya çıkıyor. Eğer hasta, farklı bir şikayet ya da hastalık nedeniyle hastaneye giderse, tesadüfen ortaya çıkan böbrek yetmezlikleri daha erken dönemde tanı alıyor” dedi.

Hastalığın yarattığı şikayetlerle ilgili Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, şu bilgileri verdi:

“Genellikle nefes darlığı, idrar yapmada azalma, idrar renginde değişme, idrarda köpürme, halsizlik, yorgunluk, nefeste kötü koku, bacaklarda ve ellerde kramplar tanı almadan önceki bulgulardır. Ancak hastalık bu şikayetleri ortaya çıkardığında hastalık ileri evreye gelmiş oluyor. Hatta bu bulgular bile hastaların kendilerine hastalık kondurmayı düşündürmüyor.”

Laboratuvar tetkikleri yapılmadan tanı konması zor bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “Bu nedenle özellikle yüksek tansiyon, şeker gibi kronik hastalığı olanlar, ailesinde böbrek hastası bulunan kişiler risk grubundadır. Spor yapıp yeterli sıvı tüketmeyenler, romatizmal hastalıklar veya baş ağrısı gibi nedenlerle yoğun olarak ağrı kesici kullanan kişiler mutlaka böbrek hastalığı açısından incelenmelidir. Bu kişilerde erken dönemde tanı konmasıyla diyalize ve organ böbrek nakline giden süreci yavaşlatabiliriz. Hastaları daha uzun süre daha iyi bir yaşam kalitesiyle takip etmiş oluruz” ifadelerini kullandı.

DİYABET VE HİPERTANSİYON BÖBREK YETMEZLİĞİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Türkiye’nin diyabet hastalığı artış hızında dünya birincisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kantarcı, kronik böbrek hastalığı, obezite ve diyabet arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekti. Prof. Dr. Kantarcı, “Toplum olarak giderek kilo alıyoruz. Sokakta çok sayıda insan obez düzeyinde kilolu. Obezitedeki bu artış, diyabeti ve özellikle Tip 2 diyabeti davet etmesinin yanında hipertansiyon için de neden oluşturuyor. Sonuçta, diyabet ve hipertansiyon da böbrek hastalığına davetiye çıkarıyor. Diyalizdeki hastalarımızın 3’te 1’inden fazlası diyabetik hastalardan oluşuyor. Önemli bir kısmı da yüksek tansiyonlu hastalar. Dolayısıyla bu iki hastalığın erken tanı ve tedavisiyle, hastaların diyalize kadar ulaşan böbrek yetmezliğinin de önüne geçilebiliyor” diye konuştu.

Obezitenin önüne geçmek için alınabilecek önlemleri anlatan Prof. Dr. Kantarcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Obez olmamak için beslendiğimiz kadarını yakabilmeliyiz. Egzersiz ile doğru beslenip, hazır gıda tüketiminden kaçınmak, daha çok taze meyve sebze ve taze et üzerinden olan beslenmeye geçilmeli. Bununla birlikte, karbonhidratlı, unlu gıda tüketimini kontrol etmek, tuz tüketimini sınırlandırmak ve yeterli miktarda su içmek hem kilo kontrolünü sağlamada hem de böbrekleri korumak adına çok önemli.”

DİYALİZ AŞAMASINDAN ÖNCE VE SONRASINDA BESLENME DEĞİŞİYOR

Böbrek yetmezliği gelişen hastalar açısından da beslenmenin ayrı bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, diyaliz öncesi beslenme ile diyaliz gerektiren hastadaki beslenmenin birbirinden farklı olduğunu ve bu farkta en önemli noktayı tuzun oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Kantarcı, “Diyaliz öncesinde protein kısıtlarken, diyaliz sonrasında mümkün olduğu kadar protein veriyoruz. Hastaların kas, enerji, yağ kaybı ve iştahsızlıklarının önüne geçebilmek için proteinler, yağlar ve karbonhidratlardan oluşan dengeli bir beslenme düzeni olmalı” dedi.

GEREKSİZ VİTAMİN TÜKETİMİNE SON VERİN

“Diyaliz öncesi ve diyaliz gerektiren hastalarda, hatta son zamanlarda toplumda gördüğümüz bir vitamin çılgınlığı var” diyen Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “İnsanların viral hastalıklara yakalanmamak için tükettiği vitaminlerden kaçınmaları lazım. Örneğin C vitamini. Diyaliz öncesi kişilerde yüksek doz C vitamini, oksalatı artırıyor. Bu da sağlıklı kişilerde böbrek taşı oluşumuna neden oluyor. Diyaliz sonrası kişilerde de yumuşak dokularda kireçlenmelere neden olabiliyor, damar duvarlarına zarar verebiliyor. O yüzden yüksek doz C vitamininden kaçınmak lazım. “Aklıma geldi, ben vitamin alayım bunun zararı yoktur’ çılgınlığından vazgeçilmeli. Hekim önermedikçe alınmamalı” ifadelerini kullandı.

Böbrek hastalarının kullandıkları diğer vitaminlerle ilgili bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Gülçin Kantarcı, konuyla ilgili doğru bilinen yanlışlara işaret etti:

“Yağda eriyen vitaminler olan A, D, K ve E vitaminleri diyaliz hastalıklarında bazen çok kontrolsüz ve yüksek dozda kullanılabiliyor.  Diyaliz öncesi dönemde de aynı hata yapılabiliyor. Özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde her aklına gelen D vitamini içiyor. Ancak kişi, D vitamini düzeyini bilmeden D vitamini tüketmemeli. Çünkü D vitamini, insan vücudunda biriken, fazla olduğunda da toksik dediğimiz zararlı hale geliyor. Bu nedenle vücuttaki düzeyi takip edilerek D vitamini alınmalı. K vitamininin de farklı formları var. Belli formları faydalıyken belli formları zararlı olabiliyor. Bu nedenle kontrolsüz kullanılmamalı. Diyaliz makinelerinde kaybedilen B vitaminleri de ihtiyaç durumunda kullanılmalı. İhtiyaç ötesinde kullanımlarda hem gereksiz bir tüketim oluyor hem de yumuşak dokularda zararlı etkileri olabiliyor.”

Yorumlar (0)
3
açık
Namaz Vakti 13 Nisan 2021
İmsak 04:53
Güneş 06:22
Öğle 13:09
İkindi 16:50
Akşam 19:47
Yatsı 21:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23