6 Şubat 2023’te yaşanan ve Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremler, yalnızca on binlerce canı aramızdan almadı; aynı zamanda ülke olarak afetlere ne kadar hazırlıksız olduğumuzu da acı bir şekilde gözler önüne serdi. Aradan geçen zamana rağmen yıkılan şehirlerin, kaybedilen hayatların ve yarım kalan hikâyelerin acısı hâlâ tazeliğini koruyor. Bu nedenle 6 Şubat, sadece bir anma günü değil; ders çıkarılması, yüzleşilmesi ve harekete geçilmesi gereken bir milat olma özelliği taşıyor.
Bu bilinçle düzenlenen Osmangazi Kent Konseyi’nin 6 Şubat Anma Programı, duygusal bir anmanın ötesine geçerek, toplumsal hafızayı diri tutmayı ve özellikle Bursa’nın deprem gerçeğine dikkat çekmeyi amaçlayan anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Programda, afetlere karşı hazırlıklı olmanın bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
Anma programında öne çıkan en önemli başlıklardan biri, AFAD koordinasyonunda çalışan sivil arama kurtarma ekiplerinin önemi oldu. Bu kapsamda faaliyetlerini sürdüren Börü Arama Kurtarma Derneği, Bursa’da gönüllülük esasına dayalı ancak profesyonel eğitimlerle donatılmış ekip yapısıyla dikkat çekiyor.
Börü Arama Kurtarma Derneği Bursa İl Temsilcisi Ömer Faruk Yüntem, yaptığı değerlendirmede Bursa’nın sanılanın aksine “görece güvenli” bir şehir olmadığını açık bir dille ifade etti. Yüntem, Bursa’nın aktif fay hatlarına yakınlığı, yapı stokunun yaşı ve hızlı kentleşme baskısı nedeniyle afet riski yüksek iller arasında yer aldığını vurguladı.
“Deprem olduktan sonra konuşmak değil, olmadan önce hazırlanmak zorundayız” diyen Yüntem, şu ifadeleri kullandı:
“Eğitimli, organize ve hızlı hareket edebilen ekiplerin önemi her geçen gün artıyor. Bursa gibi sanayi, nüfus ve yapı yoğunluğu yüksek bir kentte, arama kurtarma kapasitesinin güçlü olması hayati öneme sahip. Bizim hedefimiz, Bursa’da sürdürülebilir, kurumsal ve sürekli eğitimle desteklenen bir arama kurtarma yapılanması oluşturmak.”
6 Şubat depremleri, profesyonel ekiplerin ilk saatlerde ulaşamadığı birçok noktada gönüllü arama kurtarma ekiplerinin ne kadar kritik roller üstlendiğini açıkça ortaya koymuştu. Enkaz altında geçen her saniyenin bir hayat anlamına geldiği o saatlerde, eğitimli gönüllülerin varlığı yüzlerce insanın hayatta kalmasını sağladı. İşte tam da bu nedenle, Börü Arama Kurtarma gibi yapılar yalnızca birer dernek değil; afet anlarında toplumun nefes borusu niteliği taşıyor.
Program boyunca yapılan konuşmalarda, afetlere hazırlığın yalnızca arama kurtarma ekiplerinin sorumluluğu olmadığına da özellikle dikkat çekildi. Yerel yönetimler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin ortak sorumluluk alması gerektiği vurgulandı. Deprem gerçeğiyle yaşamanın, korkuyla değil; bilgi, eğitim ve planlama ile mümkün olduğu ifade edildi.
Osmangazi Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anma programı, Bursa için önemli bir mesaj taşıdı: 6 Şubat’ı sadece gözyaşıyla anmak yetmez. Asıl sorumluluk, aynı acıları bir daha yaşamamak için bugünden adım atmaktır.
Bursa’nın deprem gerçeği ortadayken, gönüllü arama kurtarma ekiplerinin güçlendirilmesi, toplumun afet bilinciyle donatılması ve kurumsal iş birliklerinin artırılması artık ertelenemez bir zorunluluktur. Çünkü deprem, ne zaman geleceğini sormaz; ama hazırlıksız olanları acımasızca sınar.
6 Şubat, unutmamak için değil; hazırlanmak için hatırlanmalıdır.





