Sosyal medya platformlarında paylaşılan fiyat listelerine bakıldığında, 600 TL’nin altında menü bulmanın zorlaştığı görülüyor. Sektör temsilcileri artan maliyetleri işaret ederken, vatandaşlar ise “Bu fiyatlarla ailece dışarıda iftar yapmak artık lüks oldu” yorumunda bulunuyor.

600 TL Altı Menü Neredeyse Yok

Bursa’daki birçok restoranın iftar için “özel menü” konsepti oluşturduğu, bu menülerin de genellikle çorba, ara sıcak, ana yemek, pilav, tatlı ve içecekten oluştuğu görülüyor. Ancak fiyat etiketleri, özellikle asgari ücretli ya da sabit gelirli aileler açısından erişilebilir olmaktan uzak.

Ekonomi çevrelerinde sıkça dile getirilen “Piyasa kendi dengesini bulur” yaklaşımı, iftar menülerinde de kendini gösteriyor. Talep sürdüğü sürece fiyatların bu seviyede kalacağı öngörülüyor. Ancak bu durum, toplumun tüm kesimleri için aynı ölçüde sürdürülebilir mi, sorusu gündemde.

Daha Uygun Fiyatlı Alternatifler de Var

Yapılan araştırmada, daha uygun fiyatlı menü seçenekleri de dikkat çekiyor. Yerli bir marka olan Ekmek Arası, 400 TL seviyesinde bir iftar menüsü sunuyor. İki yabancı menşeli zincir restoran ise sırasıyla 375 TL ve 395 TL civarında menüler hazırlamış durumda.

Bu rakamlar, 600 TL ve üzeri fiyatlarla karşılaştırıldığında ciddi bir fark ortaya koyuyor. Vatandaşlar, “Aynı şehirde, aynı Ramazan’da bu kadar farklı fiyat politikası neden?” sorusunu dile getiriyor.

Ramazan’da Fiyat Politikası Tartışması

Bazı Müslüman olmayan ülkelerde, Ramazan ayı boyunca iftar saatlerine özel indirimler yapıldığına dair örnekler kamuoyuna yansımıştı. Bu uygulamalar, dini hassasiyetlere saygı çerçevesinde değerlendirilmişti.

Türkiye’de ise özellikle bazı restoranlarda Ramazan ayının “özel fiyat tarifesi” dönemine dönüştüğü yönünde eleştiriler yapılıyor. İşletmeler artan gıda, enerji ve personel maliyetlerini gerekçe gösterirken; vatandaşlar ise Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna daha uygun, mütevazı ve erişilebilir menüler hazırlanabileceğini savunuyor.

“Az Ama Ulaşılabilir” Menü Mümkün mü?

Uzmanlara göre, daha küçük porsiyonlu, daha sade içerikli ve daha uygun fiyatlı alternatif menüler hazırlanması mümkün. “Az çorba, az yemek, az pilav, az tatlı” şeklinde daha mütevazı bir konseptin, özellikle kalabalık aileler için çözüm olabileceği ifade ediliyor.

Sosyal medyada yapılan yorumlarda, “Kimse zarar etsin demiyoruz, elbette esnaf kazanacak. Ama Ramazan biraz da hâlden anlamak değil mi?” görüşü öne çıkıyor.

İftar Çadırı mı, Restoran mı?

Bursa’da belediyeler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından kurulan iftar çadırları dar gelirli vatandaşlara ücretsiz yemek imkânı sunuyor. Ancak her vatandaşın tercihi çadır ortamı olmayabiliyor. Ailece bir restoranda iftar yapma isteği, özellikle çocuklu aileler için sosyal bir ihtiyaç olarak görülüyor.

Bu noktada temel soru şu: Dışarıda iftar yapmak artık yalnızca belli bir gelir grubuna mı hitap edecek?

Toplumsal Soru: Kazanç mı, Merhamet mi?

Ortaya çıkan tablo, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Ramazan ayı; paylaşma, dayanışma ve bereket ayı olarak bilinirken, yüksek fiyatlı iftar menüleri bu ruhla ne kadar örtüşüyor?

Bu haber bir “yabancı övgüsü” ya da yerli işletmeleri hedef alma çabası değil. Aksine, kendi içimize dönüp sormamız gereken bir soruyu gündeme taşıyor:

Ramazan ayında büyüyen şey sadece kazanç mı, yoksa merhamet ve dayanışma duygusu mu?

500 bin sosyal konut projesinde Bursa etabı için kura günü
500 bin sosyal konut projesinde Bursa etabı için kura günü
İçeriği Görüntüle

Bursa’da iftar sofralarının bereketi tartışılırken, gözler hem işletmelerin fiyat politikalarında hem de vatandaşın tercihlerinde olacak.